KİTAPGÜNLÜĞÜM: F. Scott Fitzgerald • Muhteşem Gatsby




Künye



Yazar:                                            F.Scott Fitzgerald
Orijinal adı:                                   The Great Gatsby
Yayınevi:                                       Martı Yayıncılık
Baskı yılı:                                      Mayıs 2013 (1.Baskı)
Ilk Baskı:                                       10 Nisan 1925
Sayfa:                                            208
Çevirmen:                                     Ceren Taştan
İSBN:                                            978-605-348-122-5

Fiyatı:                                           12 TL

Herkese merhaba,


Amerikan edebiyatı ile aram pek iyi değil diyebilirim. Girişi ortaokul çağlarında George Orwell'in "Hayvanlar Çiftliği" ile  İngilizce dersinde yaptığım (ve hocamızın maalesef çok da başarılı olmadığı) için bu ülkenin yazarlarının eserlerine pek sıcak bakmadım. Zamanla yabancı diller ile aram düzeldi ve bir kitabı övdüklerinde hangi çevirmenin o işi yaptığının önemli olduğunu öğrendim. 

Aradaki farklar kitabı sevip sevmenizi, yazarın stilini ve satır arası okuruna iletmek istediği mesajını verip vermemesinden ibarettir. Farklı dillerde çeviride özen gösterilmez ise bambaşka sonuçlar ortaya çıkabilir.

"Muhteşem Gatsby" nin ne filmini  izledim, ne de orijinal dilde kitabını okudum. Sadece kitap özetlerini ve önerilerini baz alarak "Kürk Mantolu Madonna" dan sonra benzer konu içeren ve aynı zaman diliminde kaleme alındığı için (o yılların ruhunu yansımasını varsayarak) okumak istedim. Yılbaşına yakın düzenlenen hediyeli Blog etkinliğinde birinciliği yakalayıp bu fırsattan yararlanarak  kitabı da temin edebildim. Künye de okuduğunuz gibi ince yapılı eserdir ve normal akşam uyku öncesi okuma tempo ile iki günde bitirdim. İyi ki kısa tutulmuş dedim sonunda.


Konuya gelince, bilmeyenler için kısa özet geçip bazı alıntıları sizlere sunuyorum. Ayrıca baştan romantik okuyucuları mın affına sığınarak, o meşhur büyük aşk' a inanmadığı mın altını çizmek istiyorum. 

ABD' nın  "Çılgın yirmiler" diye bilinen dönemde geçen konu, 1.Dünya Savaşı' nın sonrasında Amerikan Rüyası' nı gerçekleştiren gizemli Jay Gatsby ' nin komşusu Nick Carraway  tarafından anlatılır. New York' un Long İsland bölgesinde bulunan West Egg kasabasında yaşayan  Carraway Gatsby tarafından onun görkemli partilerinden birine davet edildiğinde onun ile tanışır. Gatsby hakkında farklı dedikodular duyan Carraway  onu önyargısız tanımaya karar kılar ki babası zamanında ona bu sözler ile uyarmıştı: " Ne zaman birini yargılamaya niyetlenirsen ... bu dünyadaki herkesin sendeki ayrıcalıklara sahip olmadığını hatırla." (sayfa 9).
Aralarındaki samimiyet gittikçe ilerler iken Gatsby  asıl tanışma amacını bir gün açıklar: Carraway' in karşı yakadaki monden East Egg'de oturan kuzeni Daisy Gatsby' nin Subay olduğu yıllardan beri unutamadığı sevgilisi miş. Gatsby Daisy' nin evli olduğu halde ona geri dönüp yıllar içinde topladığı servete yenik düşmesini umut ediyor. Carraway' in aracılığı ile Gatsby ve Daisy yeniden beraber olurlar ama beklentileri bir kazanın sonucunda yerle bir olur. Daisy' nin o yüce konumu hak etmediğini anladığında o büyük aşk' ın tek taraflı olup sadece hayaller de yaşadığının farkına varır.

Eserin temel mesajı zamanın sosyal sorunlarını eleştirmektir. Feudal servet ve yeni zenginleri karşı karşı ya getiren Long İsland' daki iki kasaba (East ve West Egg) nin arasındaki koy, Gatsby'nin yıllar içinde serveti ile doldurmak istediği iki sınıfın arasındaki boşluktur. Maalesef bunun sadece karşılıksız aşkı gibi bir hayal olduğunu, ne parası ne de saf sevgisi sevdiği kadını kendine bağlamaya yettiğini acı şekilde öğrenir. Gatsby ne kadar muhteşem ise, Daisy bir o kadar sığ ve zavallıdır. Onun çocukluğundan beri kendisini geliştirmesi için yaptığı planı dantel gibi işleyerek, bu güne kadar disiplinli hareket etmesinin sonunda bu kadar sadakati hak etmeyen bir kadına bağlaması talihsizlik mi (yoksa düpedüz aptallık mı) bilemiyorum.

Roman' ın inceliklerini burada tartışacak kadar donanımlı değilim. Zaten bu benim hedefim olmamak ile beraberinde yazımın amacını da aşar. Ben sadece kendi izlenimi dile getirmek istiyorum.

Başta belirttiğim gibi bir kitabı sevip sevmemin sebeplerden biri çevirisidir. Orijinal dilde yayını yada alternatif çeviriyi baz alamadığım için farkları gösteremiyorum. Şahsen okuduğumda eserin bu şeklini sıkıcı ve özensiz buldum. Zaten konunun yüzeyinde olan cıvıklaşmış "büyük aşk" felsefesi bayat tadı ile beni boğdu. Üstüne üstün kıyas kabul etmeyen "Kürk Mantolu Madonna" yı okuduğum için eser bir kademe daha düştü. Sabahattin Ali' nin anlatım tekniğinden sonra bunu daha kaba ve tipik amerikan abartısı olarak algıladım. Ne ruhunu hissettim ne de Gatsby' e acıya bildim. Yine de kalemini küçümseme diğim biridir Fitzgerald. Belki de çevirinin yüzeyselliğine kurban gitmiş olabilir. Sonuç olarak en iyi romanlar listesinde yer almış bu esere haksızlık etmek istemem. İlgimi çeken ve kitabı yansıtan bazı alıntıları sizinle paylaşmadan yapmadım, umarım merakınız uyandırır:


" Veda etmek için yanına gittiğimde Gatsby'nin yüzünde yine aynı şaşkınlığı gördüm. Sanki o andaki mutluluğu konusunda, içinde küçük bir kuşku oluşmuş gibiydi. Neredeyse beş yıl olmuştu! 

O öğleden sonra bile Daisy'nin onun hayallerini baltaladığı anlar olmuştu mutlaka. Bu Daisy'nin hatası değildi. Gatsby'nin hayalleri çok büyüktü. Bu Daisy'nin ötesindeydi, her şeyin ötesindeydi. Gatsby kendini yaratıcı bir tutkunun kollarına atmış, sürekli yeni şeyler eklemiş ve yoluna çıkan her parlak süsle iyice süslemişti. Hiçbir ateş ya da tazelik bir adamın ruhundakilere meydan okuyamaz." (sayfa 113)

" Her şeye rağmen, Gatsby'nin dünyasında olmayan romantik şeyler vardı. Bu şarkıda onu geri çağırıyor gibi görünen şey neydi? Bu karanlık ve hesapsız saatlerde ne olacaktı? Belki de inanılmaz bir konuk, eşine az  rastlanan, çok güzel, ışık saçan genç bir kız gelecekti. Tek bir taze bakışla, büyülü bir anda Gatsby'nin beş yıllık sarsılmaz sadakati yok olacaktı." (sayfa 128/129)


"Daha önce hiç anlamamıştım. Sesinde para sesi vardı gerçekten de. Sesinin inişleri çıkışları, sonsuz  cazibesi, müziği ve ritmi oradan geliyordu... Beyaz sarayında yaşayan kralın kızı, altın kızdı o..." (sayfa 141,Daisy hakkında tespitler)


" Sıradan bir zihnin karışıklığı kadar çetrefilli bir şey olamaz. Arabayla uzaklaşırken, Ton da böyle bir panik girdabına kapılmıştı. Bir saat öncesine kadar kendi güvencesinde ve kontrolünde olan karısı ve metresi yavaş yavaş elinden kayı veriyordu. " (sayfa 146, Daisy'nin kocasının karakterini yansıtan durum)



Buraya kadar dayanabildiğiniz için çok teşekkür ederim. Değerli yorumlarınızı benim ile paylaşırsanız çok sevinirim.


Teşekkürler :)

14 yorum:

  1. Merhaba Gamze kızım.Ben kitap özetlerine bayılıyorum.Muhakkak ki okumaya benzemez,ama fikir sahibi oluyor insan.Çok güzel özetlemiş ve değerlendirmişsin canım.Diğer yayınlarını da gördükçe takip edeceğim. Sevgilerimle... Ece ablanız:))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim Ece abla, beni onurlandırdın :))

      Sil
  2. Çevirmen olmak zor. Aynı tadı vermek aynı duygu geçişi....bı yüzden yabancı kitaplarda çevirmene çok dikkat ediyorum

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısın,kitabı almadan çevirmeni araştırmak şart.

      Sil
  3. Ben de seviyorum kitap özetlerini okumasini hele ki sen yazinca :) kalemine saglik

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Beğendiğin için çok sevindim, sağol canım. Bende yazılarından keyif alıyorum, kalemine sağlık :)

      Sil
  4. Klasikler gibisi yok degil mi? Filmini izledim kitabi da okumak istediklerimin arasinda.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İyi çevirmenden olmasına dikkat et, benden tavsiye cnm

      Sil
  5. Kitap özetleri merak ettiğim ama almaya cesaret edemediğim kitaplar hakkında fikir sahibi olmama çok faydalı oluyor. Kaleminize sağlık çok güzel anlatmışsınız fikir sahibi olmama yardımcı olduğunuz için ayrıca teşekkür ederim..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim, yazdıklarımın işinize yaradığına sevindim. Yorumunuz beni ayrıca bu zor günlerde sevindirdi, sevgilerimle <3

      Sil
  6. Deli Kızın Bohçasında tanıdım blogunuzu takipteyim, ben de beklerim :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Geldiğiniz için çok memnunum, ilk fırsatta iade- i ziyarette bulunacağım. Sevgiler...

      Sil
  7. Merhaba Gamze hanım, bende klasik ve eski basım kitaplara karşı çok hassasım. Sanki her şey daha samimi onlarda. Özeti için teşekkürler, kitap hakkımda güzel bir fikir edindim. :) Sizi takipteyim.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, eski eserler her zaman başımın tacıdır. Hoşgeldiniz, sefalar getirdiniz :)
      Sevgiler...

      Sil

Sanatçı' ya alkışı, Blogger' a yorumunuzu esirgemeyin...
Teşekkürler ve Sevgiler 💖