Herkese merhaba,
günün birinde kapı
çaldı. ''Kargo var adınıza'' dendi. Siparişim gelmiş.
Ama yine de içimde ufak
bir KORKU...ya o değilse?
Kapıyı açtım, karşımda
genç bir erkek. Elinde ufak bir paket. Gönderen kim diye
sorduğumda, beklediğim cevabı verdi. İçim rahatladı.
Kargomu teslim aldım.
Ayrıca TC Kimlik numaramı istedi. Aklımda değil, çantamdaki kafa
kağıdımda yazılı. Kızım geldi yanıma. Başladı abi'ye soru
sormaya.
Ben kapıyı kapatmadan
salona gittim, içimde ufak bir KORKU... ya kız kaybolursa?
Kulağıma konuşmaları
geldi. Abi her sorusunu yanıtladı gülümseyerek. Zaten kolay kolay
gidemez, güvenlik bırakmaz kapıdan. İçim rahatladı.
Genç adam kızımı pek
tatlı buldu, allah bağışlasın dedi. Ona kısmet olmamış, keşke
talihi bu kadar kötü olmasaymış. Sebebini sordum, başladı
anlatmaya. Uçuk bir hikaye. İçime ufak KORKU girdi... ne
diye bana anlatıyor? Acaba...
Yok,hayır.
Hikayesi'ni anlatırken
gözlerinde birşeyler gördüm. Acısı gerçek. Hikaye uçuk da
olsa yine de imkansız değil.
Bir kızı sevmiş
Üniversite'de. Hindistan'dan gelmiş bir yıl için. Karşılıklı
aşk yaşanmış. Kız dönmüş süresi dolunca. Gözleri yaşlı.
Ayrılmışlar ama unutamamış. Genç aşık dayanamamış, peşinden
gitmiş o uzak diyara. Bulmuş evini, çalmış kapısını. Açan
babası. Kız arkasında. Sus pus duruyor. Oğlanın gözüne
bakamıyor.
Romeo toplamış
cesaretini, seviyorum kızını evlenmek istiyorum demiş. Baba
köpürmüş. ''Benim müslümana verecek kızım yok!! Hepiniz birer
terröristsiniz!!'' Def etmiş gencimizi.
İçimdeki küçük ses
diyor ki: ''Bunu diyen baba değil. O sözleri söyleyen içinde
yatan kocaman KORKU...''
O ara telefonu çaldı.
Aşağıdaki sürücü nerede kaldığını soruyor. Özür dileyip
koşa koşa asansöre bindi. Ben arkasından ona şans dileyip,
umarım herşey düzelir diyorum. Ama nafile.
Düzelmeyeceğini ikimiz
de biliyoruz.
Çünkü her taşın
altında yatan o KORKU, geceleri kabus olarak üzerimize çöküp
bizi uykusuz bırakmaktan çıktı.
KORKU- ülkeleri
bölüyor
KORKU- canları
alıyor
KORKU-
kadınlarımızı esir ediyor
KORKU- masum
çocukları öldürüyor
KORKU- diken
üstünde yaşatıyor
KORKU-
komşuları birbirine düşman
ediyor
KORKU- sevenleri
ayırıyor
ve daha fazlası...
KORKU
kendimizi
korumamız için doğanın mekanizması olmasında çıktı.
KORKU bir
kelepçe oldu, bizi biryere esir eden. Her anında o buz gibi soğuk
his içimizi ürpertiyor,
kalbimizi
sıkıştırıyor. Bunu alet olarak kullananlar bize gülüyor. Eller
ovuşturuluyor, işler tıkırında.
Ama
unutmasınlar ki günün birinde KORKU
onları da bulacak...